| Alanya otel ve Alanya otelleri Alanya butik otel ve Alanya butik otelleri tanıtım Alanya hakkında ve Alanya tanıtım Alanya hakkında detaylı bilgi resimleri Alanya fotoğrafları ve rezervasyon bilgisi. |
| Alanya |
|
|
|
Alanya
Bilinen en eski adı Korakesium, Bizans döneminde Kalanoros,13, yy'da Allaaddin Keykubat tarafından verilen adıyla Alaiye ve nihayet 1935’de Yüce Atatürk tarafından verilen adıyla Alanya…
Güneşin gülümsediği yer derler sevgili Alanyalılar buraya, doğrudur da güneş gerçekten sevimli sevimli gülümser bu güzel Akdeniz güzeline.
Akdeniz kıyısında Antalya’ya bağlı, ünü dünyaya yayılmış bir turizm cenneti olan Alanya sırtını Toros Dağlarına dayamış, önünde ise masmavi Akdeniz.
Alanya nüfusu 2007 genel nüfus sayımına göre 226.236'dir, bu sayının 91.713'ü Alanya merkezinde, 134.523'ü ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
Sadece tarihini ele alsak cilt cilt kitaplar yazılır Alanya hakkında. Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerine ev sahipliği yapmış, Anadolu Selçukluları döneminde başkentliğe yükselmiş günümüz turizm başkenti Alanya ender güzellikteki tarihi bir şehirdir.
Tipik Akdeniz İklimi etkisinde olan Alanya’da güneşlenme süresi o kadar uzun ve deniz sıcaklığı da o kadar yüksektir ki kış mevsiminde dahi denize girilir ve güneşlenilir.
Alanya halkı geçimini turizm ve tarımdan sağlamaktadır. Ürettikleri meyve sebzelerin çoğu da civardaki otel ve restoranlarda tüketilmektedir. Alanya bol güneşli iklimi sayesinde seracılık ve narenciye üretimi açısından şanslıdır. Ülkemizde bilinen sebze ve meyvelerin dışında Alanya'da ananas, muz, papaya, mango ve avokado gibi birçok meyve yetişmektedir. Alanya, Bursa'dan sonra ikinci büyük ipek üretim deposudur aynı zamanda. 80’li yıllarda başlayan turizm atılımına hızla adapte olmuş Alanya, yıllar içinde büyük bir gelişim sergilemiş ve ülke turizm gelirleri pastasından büyük bir dilim kapmaktadır.
Alanya’da gezilip görülmesi gereken yerler listesi baya bir uzundur. Tarihi antik çağlara kadar uzanan bu doğa harikası ilçede tarihi yerler var, antik kentler var, müzeler var, plajlar var, mağaralar, yaylalar, çaylar, piknik alanları…Gez gez bitmez.
1221 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan muhteşem Alanya manzaralı Alanya Kalesi, kentin sembolü olan sekizgen planlı Kızılkule, Selçuklu Tersanesi, Tophane, Ehmenek, Süleymaniye Camisi, Bedesten, Darphane, Akşebe Sultan Mescidi, Andızlı Cami, Sitti Zeynep Türbesi, Hıdrellez Kilisesi, Şarapsa Hanı, Alara Kalesi, Alarahan, Kargıhan Alanya’daki tarihi yerlerin başlıcalarıdır.
Antik kentler cenneti de olan Alanya’nın doğu batı ekseninde birçok antik kent kalıntısı vardır. Bir kısmı kıyıda, bir kısmı sarp yamaçlarda kurulmuş kentler Pamfilya ile Kilikya bölgesi kentleridir.
Alanya tarihini gözler önüne seren 4 adet müze vardır Alanya’da: Arkeoloji Müzesi, Etnografya Müzesi, İçkale Müzesi ve Atatürk Evi Müzesi. Arkeoloji Müzesi’nde Alanya civarından çıkartılan tarihi eserler, bölgenin folklorik özelliklerini yansıtan objeler; Etnografya Müzesi’nde Alanya yöresine özgü halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar gibi etnografya eserleri, İçkale Müzesi’nde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın görkemli sarayından kalıntılar; Atatürk Evi Müzesi’nde Atatürk’ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk’ün Alanyalılara gönderdiği telgraf ve diğer tarihi belgeler sergilenmektedir.
Deniz-kum-güneş tutkunları müjde: Alanya tam bir plaj zengini. Damlataş, Kleopatra, Keykubat, Oba, İncekum, Fuğla, Mahmutlar plajları Mavi Bayraklı ve altın sarısı renginde pırıl pırıl plajlarıdır Alanya’nın.
Alanya tüm güzelliklerinin yanında bir de mağaralar kentidir. Kara ve deniz mağaralarının gizemli dünyasını keşfedebilirsiniz Alanya’da. Astım hastalarına iyi gelen havasıyla meşhur Damlataş, içindeki ortam fantastik film dekorlarını andıran Dim, yapılan araştırmalarda Alanya’daki ilk yerleşimin olduğu Kadıini Mağarası, Alanya’daki Mağaraların en bilinenleridir.
Çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanları, derin vadileri, bulutların içine giren zirveleri ve zirvelerden taşıp gelen akarsuları ile Toroslar, doğanın eşsiz güzelliklerini sunuyor bizlere. Yaylalarda, çay kenarlarında, yerli ve yabancı turistlere Türkmen gelenekleri de yaşatılmaya çalışılır Alanya’da.
Tarihi ve doğası gibi gece hayatı da çok renklidir Alanya’da. Alanya geceleri birbirinden değişik alternatiflerle sabaha kadar sürer.
Alanya Yemek kültürüne baktığımızda balık, tavuk, et ve sebzenin de yer aldığını görüyoruz, Yarpuzlu Akdarı Çorbası, Şepit, Döğme Aşı, Laba, Bumbar, İlibada Sarması, Göleviz, Taze Ülübü Yemeği, Taze Bakla Yemeği, Mantar, Öksüz Helvası, Çigirdik, Turunç Reçeli, Kırtakı, İçli bazlama Alanya’nın yöresel yemek çeşitlerinden bazıları.
İster deniz yoluyla, ister kara yoluyla, isterseniz hava yoluyla keyifle ulaşırsınız Alanya’ya.
Eee ne dersiniz. Bu yıl tatilde Alanya’da mısınız? Tüm gelir gruplarına hitap edecek çeşitlilikte konaklama yeri mevcuttur Alanya’da; Alanya Apart otelleri, Alanya Butik Otelleri, Alanya Pansiyonları, Alanya otelleri. Siz yeter ki hangisinde kalacağınıza karar verin. İnceleyin Alanya Otel fiyatlarını, seçin Alanya konaklama yerinizi, yapın Alanya otel Rezervasyonunuzu, Alanya’da olmanın keyfini ve ayrıcalığını yaşayın.
Alanya Konumu:
Alanya, Akdeniz kıyısında Antalya’da bağlı, ünü dünyaya yayılmış bir tatil beldemizdir. Kuzeyinde Toros Dağları, güneyinde ise Akdeniz'in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kuruludur Alanya.
Alanya Genel Nüfusu:
Alanya nüfusu 2007 genel nüfus sayımına göre 226.236'dir, bu sayının 91.713'ü Alanya merkezinde, 134.523'ü ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.
Alanya Tarihi:
Alanya, Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerin ev sahipliği yapmış ve nihayet Anadolu Selçukluları döneminde de başkentliğe yükselmiş ender güzellikteki tarihi bir şehirdir.
Alanya antik çağda Pamfilya ile Klikya arasında yer almıştır. Yapılan araştırmalarda (Kadıini Mağarası-1957) ilk yerleşimin günümüzden 20 bin yıl öncesine üst paleotik döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.
Tarihte bilinen ilk adı Coracesium'dur. M.Ö. 4. yüzyılda Persler'in istilası altındadır. Daha sonra korsanların barınağı olmuştur. M.Ö. 65 yılında Romalı komutan Magnus Pompeius tarafından Roma İmparatorluğu topraklarına katılan şehir, Roma’nın çöküşü ile Bizans döneminde adı da “güzel dağ” anlamında Kalonoros olur.
1204 yılında bir derebeyi olan Kyr Vart Kalonoros'ta hakimiyeti sağlamıştır Alanya’da. 1221 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından ele geçirilmiştir. Kenti yeniletmiş, kışlık başkent yapmış, adını da Alaiye olarak değiştirmiştir. Bugünkü kale, tersane ve hala ayakta duran yapıların birçoğu o dönemdendir.
1300 yılında Anadolu Selçukluları'nın dağılması sonucu şehir Karamanoğlu Beyliği'nin egemenliğine girer. Konya merkezli Karamanoğulları, 1427 yılında şehri 5 bin altın karşılığı Mısır Memluk Sultanlığı'na satar. Nihayet Anadolu’da birliğin sağlanması ve Osmanlı Beyliği’nin öne çıkması ile Alaiye, 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı Devleti topraklarına dahil edilir.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Alaiye, önce Kıbrıs eyaletine bağlanır(1571), ardından Konya Vilayetinin sancağı yapılır (1864), sonra Antalya sancağına (1868) ve nihayet 1871 yılında da Antalya’nın ilçesi yapılır.Cumhuriyetle birlikte Mustafa Kemal’in önerisi ile Alanya adını alır.
Alanya İklimi:
Alanya tipik Akdeniz İklimi’nin etkisindedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Güneşlenme süresinin uzun ve deniz sıcaklığının da yüksek olması sebebiyle kış mevsiminde dahi kuzeyden gelen turistler deniz ve güneşten yararlanabilmektedirler.
Alanya Geçim Kaynakları:
Alanyalılar geçimlerini tarım ve turizmden sağlamaktadır. Hizmet sektörü çok gelişmiş olan Alanya’da üretilen mal ve hizmetlerin tamamına yakını yine Alanya’da turizm için tüketilmektedir. Kendi yağıyla kavrulmaktadır yani Alanya.
Alanya'nın bol güneşli iklimi sayesinde seracılık ve narenciye üretimi gelişmiş tekniklerle yapılmaktadır. Ülkemizde bilinen sebze ve meyvelerin dışında Alanya'da ananas, muz, papaya, mango ve avokado gibi birçok meyve yetişmektedir.
Tarihi ipek yolu üzerinde kurulan Alanya, Bursa'dan sonra ikinci büyük ipek üretim deposudur.
Alanya, Türkiye turizm gelirlerinde büyük bir paya sahiptir. 80’li yıllarda başlayan turizm atılımına Alanya hızla adapte olmuş, yıllar içinde büyük bir gelişim sergilemiştir.
Alanya Görülmesi Gereken Yerler:
Alanya’da görülecek çoook yer var. O yüzden başlıklara böleceğim Alanya’nın görülesi gezilesi yerlerini. Tarihi yerler var, antik kentler var, müzeler var, plajlar var, mağaralar, yaylalar, çaylar, piknik alanları…
Alanya Tarihi Yerler:
Listem uzun mu uzuuun. Alanya’nın tarihi taaa antik çağlara dayanıyor. Olsun o kadar dimi ama.
ALANYA KALESİ: Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.
KIZILKULE: Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı 13. yüzyıl Selçuklu eseridir ve limanda inşa edilmiştir.
TERSANE:1227’de yapımına başlanan ve bir yılda bitirilen Alanya Tersanesi, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesidir.
TOPHANE: Tersane’nin bitişiğinde denizden 10 metre yükseklikte bir kayaya tersaneyi korumak amacıyla 1227 yılında yapılmıştır Tophane.
EHMEDEK: 1227 yılında Selçuklu döneminde “orta kale” olarak inşa edilmiştir. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası “Ehmedek”ten aldığı sanılmaktadır.
SÜLEYMANİYE CAMİSİ: Alaaddin Keykubad tarafından 1231 yılında kalenin zirve kısmında, İçkale’nin hemen dışında yaptırılan cami zamanla yıkılmış ve 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırılmıştır..
BEDESTEN:Kale içinde, Süleymaniye Camisi yakınındadır. 14. ya da 15. yüzyılda Karamanoğulları döneminde çarşı veya han olarak yapıldığı sanılmaktadır.
DARPHANE: Yarımadanın ucunda, uzunluğu 400 metreyi bulan sarp kayalıklardan oluşan Cilvarda burnu üzerindeki yapılardır.
AKŞEBE SULTAN MESCİDİ: Kale içindedir ve Alaaddin Keykubat’ın Alanya Kalesi’ndeki ilk kumandanı Akşebe Sultan tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır.
ANDIZLI CAMİ: Tophane Mahallesi’ndedir. Adını hemen yanındaki andız ağacından alan cami 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır.
SİTTİ ZEYNEP TÜRBESİ: Kale’ye çıkan yol üzerinde, büyük bir kayanın üzerindedir. Selçuklu ya da Osmanlı döneminden kaldığı tahmin edilmektedir.
HIDRELLEZ KİLİSESİ: Alanya merkezine 10 km uzakta Hacı Mehmetli Köyü sınırları içinde Hıdır İlyas mevkiindedir. Akdeniz’e gören bir yamaç üzerine 19. yüzyıl başında kurulduğu sanılan kilise, günümüzde de Hıristiyan ve Müslüman ziyaretçiler tarafından ibadet amacıyla kullanılmaktadır.
ŞARAPSA HANI: Alanya’nın 13 km batısında şehirlerarası karayolu üzerinde 13. yüzyıldan kalma bir yapıdır. 1236-1246 yılları arasında Selçuklu Sultanı olan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından tarihi ipek yolu üzerinde kervansaray olarak yaptırılmıştır.
ALARA KALESİ: Alara Kalesi, Alanya’nın 37 km batısında, denizden 9 km içeride Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1232 yılında yaptırılmıştır. İpekyolu üzerindeki kalenin işlevi, Alara Çayı kenarındaki handa mola veren kervanların güvenliğini sağlamaktır.
ALARAHAN: Alara Kalesi’ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısındadır. 1231 yılında yapılan han birkaç yıl önce onarılmış ve bugün restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.
KARGI HAN: Alanya’nın batısında, Kargı çayının kuzeyindedir. Hanın kitabesi olmadığı için yapım yılı hakkında bilgi yoktur. 46 metre eninde, 50 metre boyunda taş yapıdır. Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Akdeniz ile İç Anadolu’yu bağlayan yol üzerinde, Kesikbel mevkiinde kervansaray olarak kullanıldığı sanılmaktadır.
Alanya Antik Kentler
Alanya’nın doğu batı ekseninde birçok antik kent kalıntısı vardır. Bir kısmı kıyıda, bir kısmı sarp yamaçlarda kurulmuş kentler Pamfilya ile Kilikya bölgesi kentleridir. Kalıntılar, bölgelerin karakteristik özelliklerini yansıtır. Ören yeri olarak koruma altında tutulan ve bazılarında kazı çalışmaları devam eden antik kentlere giriş ücretsizdir. Çevredeki kalıntıları gezmek isteyenlerin, taşlık arazide ve yaban otlarına arasında bazen uzun yürüyüşler yapacaklarını dikkate alarak ayakkabı seçmelerinde ve yaz günlerinde yanlarında su bulundurmalarında yarar vardır. Antik kentlerin isimleri şöyledir: COLYBRASSUS, HAMAXIA, SYEDRA, LAERTES, IOTAPE, SELINUS, NEPHELIS, ADANDA-LAMUS, ANTIOCHEIA AD CRAGUM.
Alanya Müzeler
Tarih olur da müze olmaz mı? Dört tane müze var Alanya’da. Tüm müzeler, Alanya Müze Müdürlüğü’ne bağlı ve giriş ücretli. Öğle tatili dışında müzeler haftanın her günü ziyarete açıktır.
ARKEOLOJİ MÜZESİ
Alanya Arkeoloji Müzesi 1967 yılında açılmıştır. Müzenin arkeoloji ve etnografya bölümleri vardır. Müzenin en önemli eseri ise mitolojide dramatik bir öyküsü olan Herakles’in heykelidir. Alanya Arkeoloji Müzesi’nde Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans dönemine ait bronz, mermer, pişmiş toprak, cam ve mozaik buluntularla zengin bir kül kutuları ve sikke koleksiyonu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait Türk-İslam eserleri bulunmaktadır. Etnografya bölümünde Alanya çevresinden derlenen ve bölgenin folklorik özelliklerini yansıtan objeler ile eski bir Alanya evine ait günlük oda sergilenmektedir. Ayrıca, müze bahçesinde de Roma, Bizans ve İslami dönemlere ait taş eserler vardır. Haftanın her günü açık olan müzeye giriş ücretlidir.
ETNOGRAFYA MÜZESİ
Kızılkule aynı zamanda Etnografya Müzesi’dir. Müzede Alanya yöresine özgü halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar, tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgahları ile Toroslar’daki yörük Türkmen kültürünü yansıtan çadır gibi etnografya eserleri sergilenmektedir. Kızılkule’ye giriş ücretlidir.
İÇKALE MÜZESİ
Akdeniz’e uzanan yarımadanın zirvesinde ve tarihi kalenin içindedir. Uzun yıllardır sürdürülen kazı çalışmaları ile Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın görkemli sarayının varlığı belirlenmiştir. Kazı çalışmaları devam etmektedir. İçkale’ye giriş ücretlidir.
ATATÜRK EVİ MÜZESİ
Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 Şubat 1935’te Alanya’ya yaptığı ziyaret sırasında bir süre kaldığı ev sahibi tarafından Kültür Bakanlığı’na bağışlanarak 1987 yılında müze haline getirilmiştir. Atatürk’ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk’ün Alanyalılara gönderdiği telgraf ve diğer tarihi belgeler sergilenmektedir. Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyalarıyla donatılmıştır. Kent merkezindeki Atatürk Evi Müzesi’ne giriş ücretlidir.
Alanya Plajları:
Alanya’da her yer plaj. Kent merkezinin tarihi yarımadaya göre batı ve doğu kıyısında, kent dışında hatta kumsalların yanı sıra karayolu kenarında ağaçlarla kaplı bir yamacın altında veya antik kalıntılar arasındaki doğal plajlar…
DAMLATAŞ PLAJI: Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarası’nın önündeki kıyıdadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Kumsal sırtını yarımadanın eteklerine dayamıştır.
KLEOPATRA PLAJI: Damlataş Plajı’nın devamı olarak yaklaşık 2 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Geniş bir kumsalı vardır.
KEYKUBAT PLAJI: Yarımadanın doğusunda, belediye binasının önünden başlayarak yaklaşık 3 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur.
PORTAKAL (OBA) PLAJI: Kent merkezinin doğu kıyısında yaklaşık 1 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Keykubat Plajı’nın devamı olarak Oba Çayı’nın denize döküldüğü yerden başlar, Dim Çayı’nın denize döküldüğü yerde biter.
ULAŞ KARAYOLLARI PLAJI: Alanya’nın beş kilometre batısında ve karayolu kenarındadır. Kayalık bir burun üzerinde piknik yeri olarak düzenlenmiştir; merdivenle inilen kıyıdaki koy plajdır. Deniz ve plaj kumdur.
İNCEKUM PLAJI: Alanya’nın 25 kilometre batısındadır. Karayolu kenarında otopark alanı vardır. Deniz ve plaj kumsaldır. Altın sarısı rengindeki kum olağanüstü incelikte ve vücuda yapışmayan türdendir.
FUĞLA PLAJI: Alanya’nın 20 kilometre batısında geniş bir koyun içindedir. Günü birlik geziye çıkan teknelerin bir kısmı Fuğla koyunda öğle yemeği ve denize girme molası verir.
MAHMUTLAR PLAJI: Alanya’nın yaklaşık 20 kilometre doğusundadır. Deniz ve plaj kumsal, yer yer kum kayasıdır. Beş kilometreyi bulan kıyının bir kısmı doğal plajdır.
Alanya Mağaraları:
Alanya tüm güzelliklerinin yanında bir de mağaralar kentidir. Kara ve deniz mağaralarının gizemli dünyasını keşfedebilirsiniz Alanya’da.
DAMLATAŞ MAĞARASI:1948 yılında bulunan mağara, tarihi yarımadanın batı kıyısındadır. Yarı kriztalize kalker içinde bulunan mağaranın sarkıt ve dikitleri 15 bin yılda oluşmuştur. Mağaraya, sarkıtlardan damlamaya devam eden su damlaları nedeniyle Damlataş adı verilmiştir. Mağara, büyüleyici güzelliğinin yanı sıra astım hastalarına iyi gelen havasıyla da ünlüdür.
DİM MAĞARASI: Alanya’nın 12 km doğusunda, 1.649 metre yüksekliğindeki Cebel-i Reis dağının yamacındadır. Mağaranın denizden yüksekliği 232 metredir. 1998 yılında ziyarete açılmıştır, 1 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. Sarkıt ve dikitlerden oluşan mağaranın dip kısmında küçük bir göl vardır. Merdivenlerle inilip çıkılan mağaranın içindeki ortam fantastik film dekorlarını andırmaktadır
KADIİNİ MAĞARASI: Alanya’nın 15 km kuzeydoğusunda Çatak mevkiindedir. 1957 yılında yapılan araştırma sırasında insan iskeleti ve fosil kalıntıları bulunmuş, kalıntıların 20 bin yıl öncesine ait olduğu saptanmış ve Alanya’daki ilk yerleşimin burada olduğu belirlenmiştir. Mağara henüz ziyarete açılmamıştır.
HASBAHÇE MAĞARASI: Kent merkezine 4 km uzakta Hasbahçe Mahallesi’nde İnişdibi mevkiindedir. Henüz ziyarete açılmadığı gibi oluşumu hakkında da bilimsel bir çalışma yapılmamıştır.
KORSANLAR MAĞARASI: Alanya Kalesi’nin bulunduğu tarihi yarımadanın altında bir deniz mağarasıdır. Teknelerle gidilir. Tekne gezisi sırasında yüzerek de mağaraya girilebilir. Bir rivayete göre mağaranın içinden kaleye çıkan gizli bir yol vardır ve antik çağın korsanları ganimetlerini bu yoldan yukarı çıkarır.
AŞIKLAR MAĞARASI: Tarihi yarımadanın, denize yakın yamacında iki girişli bir mağaradır. Cilvarda burnuna doğru teknenin kayalıklara yanaşmasından sonra kayalara tırmanılarak çıkılır.
FOSFORLU MAĞARA: Tarihi yarımadanın Damlataş tarafındaki yamacında bir deniz mağarasıdır. Küçük tekneler mağaranın içine girebilir. Mağaranın jeolojik yapısından kaynaklanan zemini, geceleri ay ışığının yansıması nedeniyle fosfor gibi parlamaktadır. Parıltı gündüzleri de fark edilmektedir. Gezi tekneleri, Fosforlu Mağara’nın önünde de kısa yüzme molası vermektedir.
Alanya Yaylalar, Çaylar, Kanyon, Piknik Alanları:
Sırtını Toroslara yaslayan Alanya’da yayla yaşamın vazgeçilmezlerinden. Yıllar yıllaaaar öncesinden devam ede gelen yazları yaylada yaşama alışkanlığı var Alanya’da. Yayla kültürü günümüzde çadırların yerini alan lüks konutlarda sürmekte. Çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanları, derin vadileri, bulutların içine giren zirveleri ve zirvelerden taşıp gelen akarsuları ile Toroslar, doğanın eşsiz güzelliklerini sunuyor bizlere. Yaylalarda, çay kenarlarında, yerli ve yabancı turistlere Türkmen gelenekleri de yaşatılmaya çalışılır.
DİM ÇAYI: Toroslar’dan gelerek Alanya’nın doğusundan Akdeniz’e dökülen Dim Çayı’nın kıyıdan 15 kilometre kadar uzaktaki kıyılarında piknik yerleri vardır. Ulu çınarların altındaki kır lokantalarında masalar yaz aylarında çayın içine kurulur. Konuklar çıplak ayakları ile suların içinde oturur.
OBA ÇAYI: Toroslar’dan gelerek Dim Çayı’nın birkaç kilometre batısından Akdeniz’e Oba Çayı’nın çıktığı Kadıpınarı mevkiinde su kenarında piknik alanları vardır.
TÜRBELİNAS YAYLASI: Kentin kuzeydoğusundadır. Toroslar’ın iç kısmına doğru yaklaşık 1 saatlik otomobil yolculuğu ile çıkılır. Bölgeye jeep konvoyları ile safari turları da düzenlenir.
SÖĞÜT YAYLASI: Alanya’nın doğusundaki Demirtaş nahiyesinden Toros dağlarının iç kısımlarına doğru Demirtaş Çayı’nın kıyısından narenciye bahçeleri, seralar, maki bitkileri ve çağ ağaçları arasında stabilize bir yoldan çıkılır. Yayla köylerinde kır kahveleri ve kır lokantaları bulunur.
DEREKÖY YAYLASI: Alanya’nın kuzeyinde Kargı Çayı’nın aktığı vadinin yamaçlarında bir yayla köyüdür. Çam ağaçları ve sebze-meyve bahçeleri arasında kurulmuştur. 30 kilometrelik asfalt yoldan çıkılır. Orman piknik ve yürüyüş yapmak için uygundur. Et yemekleri sunan kır lokantaları da vardır.
SAPADERE KANYONU: Sapadere Köyünde bulunan 750 mt. uzunluğunda olup yaklaşık 400 mt. yüksekliğe sahip Sapadere Kanyonu, Alanya'ya 40 Km uzaklıkta ve Demirtaş Kasabasından asfalt yol ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Sapadere çayının çıkış noktasında bulunan kanyon üzerine yapılan çelik desteklerle yürüyüş yolu ve kanyon girişinde inşa edilen mesire yeri, kır gazinosu, Sapadere şelalesi, Sapadere köyü içerisindeki Su değirmenini, ipek dokuma atölyesi görülmeye değerdir.
SEYİR TERASI: Alanya Seyir Terası, Alanya’yı kuş bakışı ve net olarak göre bileceğiniz, Alanya’nın kuzeyin de yayla yolunun sağında ve solunda yer alan bir mesire, dinlenme ve piknik yeridir. Alanya’nın merkezinden 3,5-4 Km uzaklıktadır.
ULAŞ DİNLENME PARKI: Alanya'nın batısına doğru 6 km gittikten sonra soldadır. Dinlenme parkı bir tarafta piknik yapabileceğiniz, kayalıkların üzerinden balık tutmaya müsait bir alan diğer taraftan denize girebileceğiniz altın sarısı kumuyla ulaş plajı mevcuttur.
Alanya 'da Muhakkak Yapılması Gerekenler:
-
- Alanya Kalesini gezmeden,
- Yaklaşık 780 yıllık Kızıl Kule’yi gezmeden
- Başta Damlataş Mağarası olmak üzere Alanya’nın sayısız mağaralarını keşfetmeden,
- Alanya’daki tarihi kalıntıları, antik şehirleri, camileri, kervansarayları gezerek tarihe yolculuk yapmadan,
- 1228 yılında yapılan Selçuklu tersanesini tekneyle gezmeden,
- Müzeleri ziyaret etmeden,
- Yöre balıklarını tatmadan,
- Bursa’dan sonra ipek üretiminde 2. sırada yer alan Alanya’dan ipek eşarp satın almadan,
- Tekne turuna katılıp deniz mağaralarını gezmeden,
- Onlarca plajlarından en az bir kaçında güneşlenip, yüzmeden,
- Seyir tepesinde Alanya’yı kuş bakışı izlemeden,
- Yaylalarında yazın ortasında serin bir hafta sonu geçirmeden, ya da en azından bir kahvaltı yapmadan,
- Dim Çayı’nın serin sularına ayaklarınızı sokup, bir şeyler yiyip, içmeden,
- Alanya’da düzenlenen triatlon, dağ bisikleti, plaj hentbolu, plaj voleybolu organizasyonlarına beceriniz varsa katılmadan, yoksa bu organizasyonları izlemeden,
- Toros yaylarında düzenlenen jeep safariye katılmadan,
- Su kabağından yapılan gece lambalarının güzelliğine vurulup satın almadan,
- Yöre yemeklerinin lezzetine bakmadan,
- Bunaltıcı yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlerin uğrak yeri Sapadere Kanyonunu, Sapadere Şelalesini ve Sapadere Köyü içersindeki Su değirmenini, ipek dokuma atölyesini görmeden,
- Alanya’da yetiştirilen ananas, muz, papaya, mango ve avokadonun tadına bakmadan,
Alanya’dan dönmek olmaz.
Alanya Ulaşım:
İster deniz yoluyla, ister kara yoluyla, isterseniz hava yoluyla keyifle ulaşırsınız Alanya’ya.
Kara Yolu İle Ulaşım: Alanya sahil şeridi boyunca uzanan kara yolları ile tatilcilerin kolay ulaşımı için ve yol üzerinde hoşlandıkları yerde kalabilmeleri için gayet uygun bir şehirdir. Alanya'nın Türkiye içersindeki en uzak şehre uzaklığı 24 saati geçmez. Bunun yanında Türkiye'yi bir ağ gibi sarmış büyük ana yollara da yakındır.
Kara yolu olarak Alanya'ya en yakın il Antalya’dır. Antalya şehir merkezinden doğu istikametinde 135km'lik büyük bir kısmı deniz manzaralı yolu takip ederek Alanya’ya ulaşabilirsiniz.
Aşağıda Alanya'nın bazı şehirlere olan uzaklığı verilmiştir.
Şehir Mesafe (Km)
İstanbul 860 Km
Ankara 570 Km
Konya 300 Km
Kapadokya 495 Km
Denizli 340 Km
Pamukkale 370 Km
İzmir 580 Km
Antalya 135 Km
Mersin 355 Km
Adana 410 Km
Hava Yolu İle Ulaşım: Alanya merkezine en yakın uluslararası hava alanı olan Antalya havaalanı ile Alanya merkezi arası mesafe sadece 125 km'dir. Antalya hava alanı gerek iç hatlar gerekse dış hatlar olarak çok yoğun bir trafiğe sahiptir.
Antalya havalanılandan ticari taksiler, otobüsler ya da bazı uçak firmalarının servisleri ile Alanya'ya ulaşabilirsiniz.
Deniz Yolu ile Ulaşım:
Alanya Limanına; Türkiye limanlarından direk gemi seferi yoktur. Fakat özel yat ve tekneleri ile gelmek isteyenler için şehir merkezini 6-7 Km batısından yat limanı mevcuttur.
Ayrıca yaz aylarında Alanya ile Kıbrıs(Girne) arasında günü birlik seferler de yapılmaktadır. Deniz yolu ile Kıbrıs'a gitmek isteyen birçok vatandaşımız Alanya Limanından gitmektedir.
Yerel Ulaşım:
Alanya içerisinde ulaşımda gerek halk otobüsleri gerekse ticari taksiler sizlere yardımcı olacaktır.
Şehir İçi Otobüsleri
Şehir içi halk otobüsleri gündüzleri ortalama 15 dk bir geçmektedir.
• Alanya'nın doğusundan; Alantur Oteli önünden kalkarak; batısında Dinek-Ulaş mevkisine kadar sahil yolundan gider.
• Bir başka otobüs ise doğuda, Metro kavşağından batıda şehirlerarası otobüs durağına kadar "25 metrelik" yolda gider.
• Alanya'nın kuzeyine yani Tepe mahallesine ve Seyir Terasına da Alanya belediyesi önünden kalkmaktadır.
• Alanya Kalesine: Kuyularönü Cami ve Verem Dispanseri önünden kalkar ve şehir içinden dolaşarak Damlataş Plajından Alanya Kalesine çıkar.
Çevre köy ve kasaba otobüsleri:
• Batı Garajı’ndan batı kasaba ve beldelere (Konaklı, Payallar, Avsallar, Türkler, İncekum, Okurcalar) de minibüsler kalkmaktadır.
• Doğu ve Köy Garajı’ndan ise doğu kasaba ve beldeler (Cikcilli, Oba , Çıplaklı, Tosmur, Kestel, Mahmutlar,Kargıcak, Demirtaş) ile çevre köylere minibüs ve otobüsler kalkmaktadır.
Alanya Yemek Kültürü
Alanya’da kimse aç kalmaz. Çünkü her zevke uygun yemek bulmak mümkün. Balık, et, tavuk severlere hitap eden restoranlar var. Bulunduğu yer ve iklim nedeniyle zengin sebze ve meyve türlerine sahip Alanya’da sebze yemekleri var. Yörede yaşayan Yörüklerin beslenme tarzına uygun etli ve buğdaylı yemekler de var. Yarpuzlu Akdarı Çorbası, Şepit, Döğme Aşı, Laba, Bumbar, İlibada Sarması, Göleviz, Taze Ülübü Yemeği, Taze Bakla Yemeği, Mantar, Öksüz Helvası, Çigirdik, Turunç Reçeli, Kırtakı, İçli bazlama Alanya’nın yöresel yemek çeşitlerinden bazılarıdır.
| Alanya Bölgesinin En Özel Tesisleri |
Neredekal.com, Alanya otelleri, Alanya butik otelleri, Alanya pansiyonları, Alanya apart otelleri, Alanya hotelleri ve Alanya motelleri hakkında bilgi vermek üzere hazırlanmış bir Alanya tatil rehberidir. Neredekal.com ekibi sizlerin Alanya tatil ve konaklama programınızı yapmanıza yardımcı olmak için en titiz şekilde çalışmaktadır.
Türkiye'de son zamanlarda butik mantıkta işletilen butik otellere,
pansiyonlara,
apart otellere yoğun ilgi olmaktadır.
|
|
 |
|
|
|
|